Oruç ile ilgili sözler

Ramazan aylarımızda tuttuğumuz oruçların kabul olması dileğiyle. Sitemizde sizler için hazırladığımız en güzel oruç sözleri ve oruç mesajlarını bulabilirsiniz. Bildiğiniz oruç ile ilgili sözleri yorum kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Oruç; Dünyanın albenisinde yitirdiğimiz benliğimizi kimsesizleri hatırlamakta bulduğumuz vuslat zamanı.

Oruç; Sayılı günlerin sayısız güzelliklerin ibadeti.

Oruç; Her şeye sahip olmakta aradığımız huzuru hiçbir şeyi sahiplenmemekte bulduğumuz esenlik vesilesi.

Oruç; Beden gemisini bütün haramlara kapatarak helal denizinde selamet sahiline ihlas kaptanlığında gerçekleşen kutlu yolculuk.

Oruç; Çocukta keyifli bir oyun, gençte müstesna bir fazilet, yaşlıda aziz bir hatıra, kadında müstesna bir ziynet.

Oruç; Kalbdeki niyetin halde samimiyete, hayatta medeniyete dönüşmesi.

Oruç; Aç gözlülüğün zindanından tok gönüllüğün sarayına yükseliş.

Oruç; Gökte hilali, yerde helali gözetme şuuru

Oruç; Bir nefis terbiyesi, bir gönül tezkiyesi, içteki bütün kirlerin tasfiyesi.

Ramazan ayı ki; insanları doğru yola ileten, apaçık ve ayırt edici olan Kuran onda indirilmiştir. öyleyse sizden kim bu aya tanık olursa, onda oruç tutsun. Hasta ya da yolculukta olanlar tutamadığı gün sayısınca diğer günlerde. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bu, sayıyı tamamlamanız, sizi doğru yola ilettiğinden dolayı Allah’ı yüceltmeniz içindir. Umulur ki şükredersiniz. ( Bakara-185)

Bizim orucumuzla ehli kitabın orucunun arasını ayırıcı fasıla sahur yemeği yemektir.

Oruçlunun sevineceği iki sevinci vardır. İlki, iftar ettiği zaman sevinmesi, diğeri, Rabbiyle karşılaştığı zaman sevinmesidir’ buyurdu. ( Hadis-i Şerif)

Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri,orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur. (Hadis-i Şerif)

Oruç, sâdece yemekten, içmekten vesaireden kesilmek değildir. Kâmil ve sevaplı oruç, ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten, kötü söylemekten, nefsi-i emarenin bütün temayüllerinden de vazgeçmektir. Şayet biri sana söver yahut sana karşı cahilce herhangi bir harekette bulunursa, kendi kendine “Gerçek, ben oruçluyum, gerçek ben oruçluyum” de, sabret! Buyurulmuştur. (Musahabe-5 s: 74; Hakim, Beyhakî’den)

Ey genç hizmetçiler ve ölümsüz gençler! Nurdan tabaklar getirmelisiniz. İşte o zaman, kum tanelerinden daha çok, yağmur damlaları, gökteki yıldızlar ve ağaç yapraklarından daha fazla meyveler, leziz içecekler ve iştiha çekici yiyeceklerle dolacak ortalık. Bu Rıdvan, o oruçlulardan karşılaştığına yedirecek ve geçmişteki günlerde işlediğiniz iyi amellerin mükâfatı olarak, afiyetle yiyin, içini denilecektir. (Bakara suresi tefsiri, s: 234)

Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı.

Canımı elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur: Allah der ki: Ağzı kokan şu kul şehvetini, yemesini, içmesini benim için terk ediyor. Mademki sırf benim için oruç tutmuş, o orucun ecrini ben veririm.

Bu ayda (Ramazan) her kim oruçlu bir mümine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve Cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmeden onun kadar sevaba kavuşur.

Resul-i Ekrem Efendimiz; “Ey insanlar büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınızın üstüne düştü. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır. Allah o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde nafile namazı meşru kıldı.”

Oruçlunun yanında oruçsuzlar yemek yiyecek olursa, melekler oruçluya rahmet okurlar.

Kim bir kavme misafir olursa, onlar müsaade etmedikçe (nafile) oruç tutmasın.

Oruç der ki: Ey Rabbim, hakikat ben onu, yâni oruçluyu, gündüzleri yemekten ve şehvetlerden menettim. Onun hakkında beni şefaatçi kıl!

Şurası muhakkak ki, oruçlunun iftarını açtığı zaman reddedilmeyen makbul bir duası vardır.

Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur. (Müslim, Sıyam 2, (1079)

Allah’ım senin rızanla oruç tuttum, senin rızanla orucumu açıyorum.

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. (Bakara suresi 183)

Oruçlunun iftar anında reddedilmeyen bir duası vardır.

Kim Ramazan orucunu farz olduğuna inanarak ve sevabını Allah’tan isteyerek gönül hoşluğu ve tam bir ihlas ile tutarsa geçmiş küçük günahları bağışlanır.

Oruçlu iken vefat etmiş kimseye Allah kıyamete kadar oruç tutmuş sevabı yazar.

Yalanla, gıybetle zedelenmeyen oruç, fenalıklara siperdir. Oruçlu olan bir kimse, bir müminin aleyhinde dedikodu ve ona eziyet etmedikçe, iftar edinceye kadar ibadettedir.

Kim iman ederek ve sevabını Allah’tan umarak Ramazan orucunu tutarsa önceki günahları affedilir.

Kim Allah Teâla yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.

Cennet’in bir kapısı var, adına “Reyyan” derler, oradan ancak oruçlular girebilir.

Yemekten ve içmekten kesilmek oruç değildir. Oruç, çirkin söz söylemekten, kötü temastan, nefsin boyunduruğundan kurtulmak ve fena hareketlerden sakınmaktır.

Bu ayda (Ramazan) bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farz yerine geçer.

Her bir iyilik için on mislinden yedi yüz misline kadar karşılık olabilir, fakat oruç başkadır. Çünkü oruç benim içindir ve onun ecrini ben vereceğim.

Oruçlu için birisi iftar ettiği vakit, öteki Rabbi ile karşılaştığı vakit olmak üzere iki sevinç vardır.

Ramazan’da orucunu tutup da Şevval’den de altı gün tutan kimse bütün sene oruç tutmuş gibidir. (R. Salihin, 1259)

Bu ayda (Ramazan) küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.

Yalanla, gıybetle zedelenmeyen oruç, fenalıklara siperdir. Oruçlu olan bir kimse, bir müminin aleyhinde dedikodu ve ona eziyet etmedikçe, iftar edinceye kadar ibadettedir.

Her kim oruçluya bir yudum su verirse, Allah da ona benim mahşerdeki havuzumdan öyle bir su içirecektir ki, Cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.”

Kim, üzerinde Ramazan ayının orucu olduğu halde ölecek olursa, (ölünün velisi) her bir gün yerine, bir fakire yiyecek versin.

Bu ay (Ramazan) Allah için açlık ve susuzluğun, takat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır.

Kim oruçlu olduğu halde unutur ve yerse veya içerse orucunu tamamlasın. Çünkü ona Allah yedirip içirmiştir. (Müslim, Sıyam 171, (1155); Tirmizi, Savm 26, (721))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.